COP31 Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımlarıyla, COP31 hazırlıkları kapsamında İLBANK ve Asya Kalkınma Bankası (AKB) iş birliğinde Ankara'da düzenlenen ''COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler: Kaynak Verimliliğinden Kentsel Dirençliliğe'' etkinliği, ulusal ve uluslararası paydaşları bir araya getirdi.
Programda konuşan Bakan Murat Kurum, çok sayıda belediye başkanı ile AKB yöneticileri, uluslararası finans kuruluşları ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının temsilcilerine hitap etti.
''Kuraklık sınır kapısında durmuyor, sel ülke seçip ayırmıyor''
Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecinde tarihi bir sorumluluk üstlendiğini belirten Bakan Kurum, ''Afrika'nın finansmana erişim sorununu, Pasifik ada devletlerinin varoluşsal kaygılarını, Asya'nın hızla büyüyen şehirlerini, Avrupa'nın iklim uyum ihtiyacını yine aynı sorumluluk duygusuyla ele alıyoruz. Çünkü atmosferin pasaportu yok. Kuraklık sınır kapısında durmuyor. Sel, ülke seçip ayırmıyor. Bu anlayışla Antalya'da verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir `Uygulama COP'u gerçekleştirmek için çok çalışıyoruz'' ifadelerini kullandı.
''Her şart, her zorluk altında çalışan çözümleri büyüteceğiz''
Konuşmasında COP31 Eylem Gündemi'nin 10 maddesine değinen Bakan Kurum, ''Hedefimiz çok açık ve net: her şart, her zorluk altında çalışan çözümleri büyüteceğiz, taahhüdü projeye, projeyi yatırıma, yatırımı insana ulaştıracağız. Antalya'da, dünyanın birbirine ne anlatacağını konuşmakla yetinmeyeceğiz; dünyanın birlikte ne yapacağını da bir insanlık borcu olarak ortaya koyacağız'' dedi.
''Kapsamlı bir koordinasyon, büyük bir azimle buralara geldik''
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrası tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği'ni dirençli şehirlere örnek gösteren Bakan Kurum, afetin ardından 11 ilde 455 bin konutun tamamlanarak depremzedelere teslim edildiğini hatırlattı. Bakan Kurum, '''Bu inşa çalışmalarımızın her aşamasında çevremizi koruyarak adım attık. 'Enkaz atıkları ne olacak dediler', enkaz atıkları dönüşümü için devasa geri dönüşüm tesisleri kurduk, atıklarımızı dönüştürdük, dönüştürmeye devam ediyoruz. Yaptığımız 500 bine yakın evin tamamı iklim dirençlidir, Sıfır Atık uyumludur, enerji verimlidir. İnanın kolay değildi. Kapsamlı bir koordinasyon, büyük bir azim ve kararlılıkla çok şükür buralara geldik. Bunu yalnızca bir inşa başarısı olarak da görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yaraları sarma, güveni yeniden kurma ve umudu ayağa kaldırma iradesi olarak değerlendiriyoruz'' diye konuştu.
''Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmaları geliştirmeliyiz''
Bakan Kurum, Türkiye'nin Asrın İnşa Seferberliği ve sosyal konut başarısıyla COP31'in 'Dirençli Şehirler' başlığına örnek olduğunu anlatarak şunları söyledi: ''Dirençli şehirleri COP31'de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Yeşil bina sertifikasyonunu güçlendirmeliyiz. Biz, depremden etkilenen 11 ilimizde tam da bu anlayışla hareket ettik. Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini, yeni bir yol haritasına dönüştürdük ve deprem sonrası tasarladığımız sıfır enerjili bina konseptiyle enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttık. COP31 sürecinde tüm bu başlıkları ölçülebilir hedeflerle somut uygulamalara dönüştürecek adımı atacağız. COP31 Başkanlığı olarak dünyaya hedef sunmakla kalmayacağız. Uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceğiz.''
''Türkiye, Sıfır Atık düşüncesini devlet politikası ve milletin katılımıyla buluşturarak küresel bir çevre hareketine dönüştürdü''
Konuşmasında kaynak verimliliği konusuna da dikkat çeken Bakan Kurum, ''Kaynak verimliliği; çevre politikasıyla beraber ekonomi, kalkınma, milli kaynak ve nesiller arası adalet meselesidir. Bu düşünce Türk milletine son derece tanıdık. Bizim kültürümüzde bunun çok sade bir karşılığı var; nimeti israf etmemek. Bunun en somut çıktısı da Sıfır Atık'tır. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi?nin himayelerinde Türkiye, Sıfır Atık düşüncesini devlet politikasıyla, milletin katılımıyla, yerel uygulamayla ve diplomasiyle buluşturarak küresel bir çevre hareketine dönüştürdü'' dedi.
100 milyon ambalaj dönüştü
Bakan Kurum, 1 Temmuz'da Türkiye genelinde kullanımı yaygınlaşan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin son verilerini paylaştı. Depozito İade Sistemi'yle yepyeni bir evreye geçtiklerini kaydeden Bakan Kurum, ''Bugüne kadar dönüştürdüğümüz ambalaj sayısı 100 milyonu geçti. Türkiye bu projeyi sahiplendi. İnşallah milletimizin çok sevdiği DOA?yı daha da büyütecek, yaygınlaştıracak, etki alanını şehrin her noktasına taşıyacağız'' değerlendirmesinde bulundu.
''Yaklaşık 2,5 milyar Euro'luk finansman paketleri üzerinde çalışıyoruz''
Bakanlık olarak yerel yönetimlerin her zaman yanında olduklarını belirten Bakan Murat Kurum, ''Türkiye'nin belediyeleri sudan ulaşıma, atıktan enerjiye, afet yönetiminden sosyal hizmetlere kadar çok farklı alanlarda sınanmış, büyük bir uygulama kapasitesine sahiptir. Ve biliyoruz ki merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarılmayacak hiçbir şey yok. Bizler her zaman belediye başkanlarımızın yanındayız. Şu anda, Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarımızla birlikte yaklaşık 2,5 milyar Euro'luk finansman paketleri üzerinde çalışıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda sonuç alacak, belediyelerimizin su kayıp kaçaklarının azaltılması, atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, yenilenebilir enerji yatırımları, ulaşım ve atık bertarafı çalışmaları için gereken her türlü desteği vereceğiz'' ifadelerini kullandı.
''Gelin birlikte proje hazırlayalım, risk alalım, ölçelim, uygulayalım''
Konuşmasının sonunda belediyelere ve uluslararası finans kuruluşlarına çağrıda bulunan Bakan Kurum, şunları söyledi: ''Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz. Çünkü bir belediye başkanının verdiği doğru altyapı kararı onlarca yıl yaşayabilir. Bugün dönüştürdüğünüz bir mahalle, yıllar sonra yüzlerce ailenin hayatını değiştirebilir. Bugünün belediye başkanı, henüz doğmamış çocukların suyundan da sorumludur. Bu anlayışla hepinizin çalışmasını rica ediyorum. Ve uluslararası finans dünyasının değerli temsilcileri, sizlerden de beklentimiz: Gelin birlikte proje hazırlayalım. Birlikte risk alalım. Birlikte uygulayalım. Birlikte sonuçlarını ölçelim. Başarıyı da hep birlikte büyütelim. Sizlerle ulusal iklim hedeflerini yatırım yapılabilir projelere dönüştürmek ve finansmanı daha hızlı sahaya ulaştırmak istiyoruz. Bugün birlikte vereceğimiz doğru kararların nimetinden, isimlerimizi hiçbir zaman bilmeyecek çocuklar faydalanacak. Gerçek sürdürülebilirlik de budur: Hiç tanımayacağımız insanların geleceğine bugünden emek vermek.''
İLBANK Genel Müdürü Karahan: ''SURFF'u küresel bir faaliyet haline getirmeyi hedefliyoruz''
Programda konuşan İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan, finansmana erişim noktasında yapılması gerekenleri özetleyerek, ''İLBANK olarak oluşturduğumuz Sürdürülebilir Kentsel Dirençli Finansman Faaliyeti (SURFF), COP31 hedefleri doğrultusunda, uygulama yoluyla dönüşüm ilkesi temelinde finansman, proje hazırlama ve uygulama kapasitesine yönelik bütünleşik bir yaklaşım önermektedir. SURFF'u ülkemizde edindiğimiz deneyimin yanı sıra, ulusal ve uluslararası tüm paydaşlarımızın katkılarıyla geliştirerek, Türkiye'den doğan, farklı ülkeler ve şehirler için de değer üretebilecek küresel bir faaliyet haline getirmeyi hedefliyoruz'' dedi. Genel Müdür Karahan, ''İLBANK olarak; iklim değişikliğine uyumlu, dirençli ve sürdürülebilir şehirler için yerel yönetimlerimizi desteklemeye ve uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz.'' ifadelerini kullandı.
Altay ve Saito'dan COP31 sürecine destek
Su ve Kentsel Gelişim Sektörü Grubu Genel Müdür Yardımcısı Norio Saito ise COP31 sürecinde AKB gibi çok taraflı kalkınma bankalarının da belediyelere her türlü desteği sağlayacaklarını belirtti. Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Altay da ''UCLG olarak başkanlık ekibimiz ve üyelerimizle birlikte COP31 kapsamında gerçekleştireceğimiz paneller ve üst düzey etkinliklerle, Yerel Yönetimler Kurulu'nun COP süreçlerinin kalıcı bir parçası haline gelmesini desteklemeyi hedefliyoruz.'' diye konuştu.
Ulusal kurumlar, uluslararası finans kuruluşları, Birleşmiş Milletler kuruluşları, belediyeler ile su ve kanalizasyon idarelerinden 600'ü aşkın katılımcının hazır bulunduğu etkinlikte, iklim taahhütlerinin somut ve finanse edilebilir yatırımlara dönüştürülmesi, şehirlerin iklim ve afet direncinin artırılması ile uluslararası iş birliği ve finansman olanakları ele alındı.
COP31'in bir ''Uygulama COP'u'' olması hedefi doğrultusunda düzenlenen etkinlikte; şehirlerin iklim ve afet direncini artıracak somut yatırımlar, kaynak verimliliği, yatırım ihtiyaçları ve uluslararası iş birliği fırsatları değerlendirildi.
Yerelden küresele iş birliği ele alındı
Program kapsamında ''COP31 Eylem Gündemi Öncelik Alanı İklim Dirençli Şehirler: Yerelden Küresele İş Birlikleri'' başlıklı panel gerçekleştirildi. İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar'ın moderatörlüğündeki panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Asya Kalkınma Bankası Kıdemli Kentsel Gelişim Uzmanı Luca Di Mario, BM Afet Riskinin Azaltılması Ofisi (UNDRR/MCR2030) Afet Risklerinin Azaltılması ve Dirençlilik Uygulama Uzmanı Yigyeong Oh ile Avrupa Birliği İşbirliği Başkanı ve Birinci Müsteşarı Maria Luisa Wyganowski değerlendirmelerini paylaştı.
Panelde şehirlerin iklim değişikliğine karşı direncinin güçlendirilmesi, yerel ihtiyaçların küresel gündemle buluşturulması ve COP31 sürecindeki iş birliklerinin somut uygulamalara dönüştürülmesi konularına dikkat çekildi.
Su, enerji ve atık sistemleri değerlendirildi
Etkinliğin ''Kentsel Dayanıklılığın Ölçeklendirilmesi: Su Verimliliği, Enerji ve Atık Sistemlerinde Sorunlar, Pratik Çözümler ve Fırsatlar'' başlıklı konuşma oturumunda da farklı sektörlerin deneyim ve yaklaşımları değerlendirildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Kerem Dönmez, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, EKA Enerji ve Teknoloji A.Ş. Genel Müdürü Oğuz Can ve Asya Kalkınma Bankasından Norio Saito'nun katıldığı oturumda; su verimliliği, enerji ve atık sistemlerindeki temel sorunlar, pratik çözümler, yatırım ihtiyaçları, finansman olanakları ve ölçeklendirme fırsatları görüşüldü.
Programın çalıştay bölümünde ise Asya Kalkınma Bankası Baş Enerji Uzmanı Adnan Tareen, Fransız Kalkınma Ajansı Ülke Direktör Yardımcısı Marine Karcher ve Dünya Bankası Kıdemli Kentsel Uzmanı Ahmet Kındap?ın katılımıyla su verimliliği, enerji ve atık sistemlerine yönelik çözüm ve yatırım ihtiyaçları paydaşlarla birlikte ele alındı.
Etkinliğin ardından yayımlanan Sonuç Bildirgesi'nde, ''İklim taahhütlerinin somut, finanse edilebilir ve sürdürülebilir yatırımlara dönüştürülmesinin iklim dirençli şehirlerin geliştirilmesi için temel öncelik olduğu'' ana mesajı öne çıktı.